KONYA > HABERLER > Şeb-i Ârûs

Şeb-i Ârûs

Bunu çok iyi değerlendiremeyince özel sektörün kurt girişimcileri başta İstanbul olmak üzere diğer şehirlerde de Şeb-i Arus haftasında etkinlikler yani sema ayini şeriflerini kafalarına göre bazıları da Kültür Bakanlığının destekleri ile düzenlemeye başladılar. Konya’lı siyasetçiler ve basın kendi çapında çalkalandı homurdandı vs vs. Konya Konya olalı elindeki değerin farkına ne kadar vardı tartışılır ama ne yapacağını da bilmez halde. Her yıl aynı rutin ile ve aman başımız ağrıması tarzındaki organizasyon ile Hz.Mevlana’nın hakka yürüdüğü günü yani onun deyimi ile vuslat gecesini, Şeb-i Arus’u anıyoruz. Yani popüler kültürümüzde yozlaşmış bir deyimle ölüm günü denen aslında ilahi aşkla yanan Hz. Mevlana’nın buna düğün gecesi demesindeki hikmeti dahi anlatamadık. Şeb-i Arus haftasında Hz. Mevlana türbesinin bahçesinde bir anket yaptık. Yaklaşık 50 kişiye sorduk Şeb-i Arus nedir diye sonuç vahim. Konya’ya kadar gelmiş ziyaretçilere Şeb-i Arus nedir diye anlatacak ne bir ortam var ne bir rehberlik hizmeti ne Hz. Mevlana’nın engin mesajlarından bir buket sunabiliyoruz. “Kadim başkentte, Huzur-u Pir’de kendi derinliğinize bir yolculuğa çıkın’’ mesajı ile insanlara unutulmaz bir deneyim yaşatacak kendi derinliğinde bir yolculuk başlatacak hiç bir 21. yüzyıl etkinliği yok ama ümitliyiz. Bizler yani Hz. Mevlana’nın varisleri ve aynı toprağın insanları olarak bir görevimiz yok olmalı. Onun fikirlerini insanı gönlünden yakalayan ilahi aşkı öğretme şeklini biz nasıl yorumluyoruz. Gelenler Hz. Mevlana 13. yüz yılda ne söylediyse onu derme çatma farklı kitaplardan okuyup geldiyse çok iyi. Hiç okumadan geldiyse ve kulaktan dolma bilgilerle geldiyse durum daha da vahim. Ona hiç faydamız olamaz. Arayış içinde olup değişim için hazır bir ruh hali ile gelenler hayal kırıklığı ile dönüyor. Bir tüketici olarak gezip gitmeleri bizim turizm anlayışımız olamaz. Sema ayinini de anlatamıyoruz. Şeb-i Arus salonuna gelen bir şeyler öğrenmek ve etkilenmek için hazır 2000 kişiye etkili bir sunum yapmadan yıllardır Ahmet Özhan konseri sunuyoruz. Onu islamın dışında bir şey olarak algılıyor konuya uzak olanlar. Sema Mukabele-i Şerifinin kültürel derinliğini bile anlatan herhangi bir detay yok. Kültür Bakanlığı ise konuya uzaktan bakıyor. Her yıl başbakan ve cumhurbaşkanlığı seviyesinde katılım ile Hz. Mevlana’ya sahip çıkıldığı gösterilmiş oluyormuş. Neyse ki protokolün katılımı ile kırık dökük de olsa kamuoyu dikkati çekiliyor. Önce evimizin önünü temizleyip sonra sokağın tozundan şikayet etmek lazım. Diğer şehirlerde Şeb-i Arus etkinliği yapmayı yasaklamaktan ziyade öyle güzel ve dolu dolu yapın ki diğer şehirlerdekiler yanında sahtesi gibi kalsın. Gelenler öyle etkilensinler ve unutamayacakları bir anı yaşasınlar ve bu onlarda kendi düşüncelerini ve dünya görüşünü sarssın ki buradan tırtılın kelebeğe dönüşmesi gibi farklı bir insan olarak dönsünler. O zaman Hz. Mevlana bizden razı olacaktır. Onun yüzyıllar önce söylediğini günümüz şehirli insanının karışık sorunlarına çare olabilecek bir ilaca dönüştüremiyorsak bu bizim sorumluluğumuz ve İslama hizmet edemeyişimizdir. Yoksa buna ister pazarlama deyin ister markalaşma deyin sonuçta bizim şehir olarak ulvi görevimiz budur. Bunun maddi manevi mirasından o zaman hak iddia edebiliriz. Gel mesajının bile içi boşaltılmış popüler bir slogandan başka bir şey değil. O eserlerini kaleme aldığı farsça da gel demiyor. Prof. Dr. Kemal Türkmen hocanın tercümesi ile; Vazgeç gittiğin yoldan vazgeç, her ne isen vazgeç. Kafir de olsan , putperest de olsan vazgeç Bizim dergahımız umutsuzluk dergahı değildir Yüz kere tövbeni bozdun ise yine vazgeç de gel bize katıl. Bu temel büyük mesajda bile yanlışlıklar yaparken Mevlevi geleneklerinin sufizm diye yüzeysel bir islam anlayışı ile içi boşaltılırken 21. yüzyılın yüzeysel bakışı ile popüler kültürün kurbanı olmuş bir Şeb-i Arus’un İstanbul’da yapılmasının vebali onların olsun. Bizim görevimiz 21. yüzyılın en modern imkanları ile avamlığa düşmeden onu anlatabilme uzmanlığı geliştirebilmek olmalı. Bunun için şehir olarak topyekün bir hareket başlatabilirsek, aklımızın alamayacağı bir büyüklükte önce İslama sonra bu şehire ve sonrada ülkemize hizmet olur.

Şeb-i Ârûs Fotoğraf Galerisi

Kaynak : Konya Life 58. sayı
Tarih: 23.01.2017 14:16:13
Etiketler: Şeb,i Ârûs
Türkiye’de birkaç şehrin böyle bir uluslarası ziyaretçi çekebilen bir özelliği var. Şeb-i Arus Konya’nın nerdeyse alamet-i farikası oldu. Oldu da ne oldu.
  • KONYA LIFE DERGİSİ

  • 2 ayda bir yayınlanan Konya'nın Kültür sanat gezi alışveriş ve gurme dergisi. Şehri bizimle yeniden keşfedin.

  • Konya Life